sınırlı
Said in 12 Turkish podcast lines.
Yani biz bu veriyi kullanmaktan sonra Ankara'da sınırlı bir sürede kullanabileceğimiz veriye masadan erişiyorlar.
So they have access to data from the table that we can use for a limited time in Ankara after using this data.

Ağır EkonomiAĞIR EKONOMİ | Mehmet Şimşek'in programı nereye gidiyor?
Dolayısıyla da aslında buradaki bilgilerim tam da programımızın adına uygun olarak sınırlı.
Therefore, my information here is actually limited in accordance with the name of our program.

Sınır(lı) KonuşmakGöçmenlerin Sınır Geçişleri ve Risk Algıları
Çünkü sınırlı miktarda pasta olduğunu varsayarsınız diyor.
"Because you assume that there is a limited amount of cake," he says.

Hadi Birlikte GidelimHaset Yok Ilham Var
Psikiyatride özellikle biraz böyle sınırlı bir yerden bakıldığını düşünüyorum dürtüselliğin.
I think impulsivity is viewed from a somewhat limited perspective, especially in psychiatry.

Psikiyatri ve Duvarın ArdıDürtüsellik: Düşünmeden Hareket Etme
Bizim gibi sınırlı etkide bulunan bir vergi rejimi olan birkaç ülke daha var.
There are a few other countries with a tax regime that has a limited impact like ours.

Ağır EkonomiAĞIR EKONOMİ | Mehmet Şimşek'in programı nereye gidiyor?
Nesnenin gerçek bir kaybıyla sınırlı değildir diyor.
He says it is not limited to a real loss of the object.

İstanbul Freudcu Psikanaliz DerneğiIV-Yas ve Melankoli
Ama son derece sınırlı.
But it is extremely limited.

Ağır EkonomiAĞIR EKONOMİ | Mehmet Şimşek'in programı nereye gidiyor?
Su var içinde, yuvarlak, etrafları sınırlı.
There is water inside, round, with limited surroundings.

Ben OkurumYasak Olmayan Hazlar
Ancak ilişkileri kız arkadaş terimiyle sınırlı değildi tabii ki.
However, the relationships were certainly not limited to the term girlfriend.

Cinayet Gölgesinde: Seri Katiller ve Paranormal KeşiflerDAVAYI KURBANIN HAYALETİ ÇÖZDÜ - 3. Bölüm: Hello Kitty Davası
Ben aslında sınırlı konuşmak podcast serisine farklı bir açıdan tamamen bir göç araştırması olarak giriyorum.
I am actually approaching the limited speaking podcast series from a completely different perspective as a migration research.

Sınır(lı) KonuşmakGöçmenlerin Sınır Geçişleri ve Risk Algıları
şiddet sınırlı etnik gruplarla ve kimliklerle sınırlı kalıyor.
Violence is limited to specific ethnic groups and identities.

DurumlarS1B11: Bedenin Gücü
Çünkü zaten yüzde birlik kısmı işte gözünüz görüyor, kulağınız duyuyor, hisleriniz sınırlı.
Because already one percent is what your eyes see, your ears hear, and your senses are limited.

Koçların MekanıRüya Bu Dünya - Holografik Evren Kuramı
The shows belong to their publishers, and each line plays from the publisher’s own file. Translations are machine-made. Turkish books and courses on Amazon (affiliate link).