bulunuyordu
Said in 6 Turkish podcast lines.
James Watt, Matthew Bolton tarafından kurulan Soho Döküm Evi'nde buhar makinelerinin parçalar halinde üretildiği bir sistem bulunuyordu.
James Watt had a system for the production of steam engine parts in pieces at the Soho Foundry, founded by Matthew Boulton.

Yönetim TarihiHannover Hanedanlığı, Britanya'da İlk Fabrika Örnekleri ve İşçi Sınıfının Doğuşu
272 El Zevahiri, El-Kaide mensuplarına, Arap ve İslam dünyasındaki batılı sivillerin ve askerlerin kaçırılması yönünde çağrılarda bulunuyordu.
El-Zawahiri was calling on Al-Qaeda members to kidnap Western civilians and soldiers in the Arab and Islamic world.

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı YaşamRadikal Yoruma Dayalı Müslüman Terör Örgütleri
Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesinden önceki son yemeğinde toplam 13 kişi bulunuyordu.
There were a total of 13 people at the last meal before the crucifixion of Jesus Christ.

Sensin Normal!Ufrasa Kimdi ve Neden Teyzemi Çuvala attırdı?
Irak'ta, Irak El-Kaide lideri Zerkavi ile Afganistan'daki El-Kaide liderliği arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunuyordu.
In Iraq, there were serious differences of opinion between the leader of Al-Qaeda in Iraq, Zarqawi, and the Al-Qaeda leadership in Afghanistan.

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı YaşamRadikal Yoruma Dayalı Müslüman Terör Örgütleri
Bu insanların içinde Hollanda'nın yüksek zürmelerinde kişileri de bulunuyordu.
Among these people were individuals from the high spheres of the Netherlands.

NoktaSeksen Yıl Savaşı (Hollanda İsyanı)
İdeolojik görüşlerini haberleştiren dergi, Sürekli Eylem Çağrısı'nda bulunuyordu.
The magazine, which reported on its ideological views, was making a Call for Continuous Action.

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı YaşamRadikal Yoruma Dayalı Müslüman Terör Örgütleri
The shows belong to their publishers, and each line plays from the publisher’s own file. Translations are machine-made. Turkish books and courses on Amazon (affiliate link).