almaya
Said in 12 Turkish podcast lines.
Daha önce yaşadığımız ve sindirmediğimiz her olay bedenimizin içerisinde yer almaya ve yaşam enerjimizi kullanmaya devam ettiği için aslında kendimize çok yüklenen bir bilgisayar gibi yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz.
Since every event we have experienced before and not fully processed continues to reside within our body and consume our life energy, we are actually trying to keep living like an overloaded computer.

Unicornun GozuyleS4 Bolum 10: Hafıza Zehirlidir
Sharp Hughes Tool şirketindeki tüm hisseleri satın almaya gidişti.
Sharp was on the way to purchase all the shares in Hughes Tool Company.

Efeyle Kitap SaatiKarakter sağlamlığı
İslam'ın, savaş için gereken tedbirleri almaya ve kifirleri oyuna getirmeye teşvik ettiğini belirledi.
It stated that Islam encourages taking the necessary measures for war and luring the infidels into the game.

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı YaşamRadikal Yoruma Dayalı Müslüman Terör Örgütleri
Kişi bunu almaya başlayınca
When a person starts to take this

Dini SohbetlerPeygamber Sevgisi ve Salavat
Orada da bir oyunu alamadık ama ondan sonra top almaya başlayınca pas, pas, pas, pas bu.
We couldn't get a game there either, but after we started getting the ball, it was pass, pass, pass, pass.

Yoğurtçu ParkıYoğurtçu Parkı #8 | Samsun Deplasmanı, Fred-Cengiz Başladı, Twente Maçı
Pijamalarla ekmek almaya gidebilirsin mesela öyle.
For example, you can go buy bread in your pajamas.

Gel otur konuşalımSen sen olduğun için değerlisin
Tabii bununla ilgili başka belediyeler de bize eklenmeye çalıştı ve bu çalışmaların içerisinde yer almaya çalıştı.
Of course, other municipalities also tried to join us in this regard and aimed to be a part of these efforts.

İklim Bize Ne Diyor!İklim İçin Hemen, Şimdi!
Sen polis kılığına gidip o pankartı almaya çalışırsan karşılığını alırsın.
If you try to go in disguise as a police officer to take that banner, you will face the consequences.

Yoğurtçu ParkıYoğurtçu Parkı #8 | Samsun Deplasmanı, Fred-Cengiz Başladı, Twente Maçı
Daha sonra da söylediğiniz gibi birazcık aslında yaptığım research böyle kişisel bir ton almaya başladı.
As you mentioned later, the research I did actually started to take on a somewhat personal tone.

Hayallerim Kadar GüçlüyümHAYALLERİM KADAR GÜÇLÜYÜM / BİLİM
Elektrikli fırın almaya sermayesi olmayan Haluk Okutur
Haluk Okutur, who doesn't have the capital to buy an electric oven.

Kişiselleştirip GeliştiremediklerimizBir Girişimcilik Hikâyesi- Simit Sarayı
Böylece Batı karşıtı cepheye geçen Seyit Kutub, daha milliyetçi ve Mısır'daki sosyal sorunlara ilişkin olarak daha eleştirel yazılar kaleme almaya başladı.
Thus, Seyit Kutub, who joined the anti-Western front, began to write more nationalist and more critical articles regarding social issues in Egypt.

Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı YaşamRadikal Yoruma Dayalı Müslüman Terör Örgütleri
Avlanmak istediği bir hayvanın ya da aradığı şeyin izini bulmak için burnunu sürekli yere doğru tutar ve koku almaya çalışır.
To find the trace of an animal he wants to hunt or the thing he is looking for, he constantly holds his nose down to the ground and tries to smell.

ÇOCUK PARKIOkul Zamanı
The shows belong to their publishers, and each line plays from the publisher’s own file. Translations are machine-made. Turkish books and courses on Amazon (affiliate link).