ağırlıklı
Said in 12 Turkish podcast lines.
Kendim için yaptığım işler tabii ki de daha ilistasyon ağırlıklı işler oluyor ama benim için çok daha ayrılmıyor o da.
The work I do for myself is definitely more illustration-focused, but it doesn't really separate much for me either.

Mercado Podcast70 | Ethem Onur Bilgiç ile İllüstrasyon
Yetenekli ve matematiği seven öğrencilerin seçmeli derslerini de matematik ağırlıklı seçerek doktora programına yönelmeleri, böylelikle üniversitede araştırma ve eğitim çalışmalarına katılmaları idealdir.
It is ideal for talented students who love mathematics to choose elective courses with a focus on mathematics and thus to pursue a doctoral program, enabling them to participate in research and educational activities at the university.

İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü / Yeditepe ÜniversitesiYeditepe Üniversitesi Matematik Bölüm Başkanı Merak Edilen Soruları Cevaplıyor
Daha non-fiction ağırlıklı bir şeyi yaptım.
I worked on something with a heavier non-fiction focus.

Mirgün CabasSayın Bay Rock Yıldızı | Konuk: Teoman
Öyle bir Almanya ağırlıklı bir tura çıkar.
He goes on a tour predominantly focused on Germany.

Jack Talks by Jack Lives Here | Gülşah Güray & Kanat Atkaya2024 Yaz Konserleri
Şimdi biz burada tabi bugün ağırlıklı olarak UI'den bahsediyor olacağız.
Now we will mainly be discussing UI here today.

Dijital Atölye & Pazarlama Sohbetleri🎙️07 - Google Analytics 4.0 | Raporlama Ekranları
Neticede ağırlıklı olarak 3'te 2 3'te 1'lik bir paylaşım olduğunu görüyoruz.
As a result, we see that there is predominantly a two-thirds to one-third distribution.

Açık BilinçOyun teorisi
Bir de ağırlıklı olarak reporting alanından bahsediyor olacağız.
We will also be primarily talking about the reporting field.

Dijital Atölye & Pazarlama Sohbetleri🎙️07 - Google Analytics 4.0 | Raporlama Ekranları
Biz bugüne kadar artık uzun farklılığı diyoruz engelli demiyoruz doğuştan ağırlıklı olarak elleri parmakları gelişmemiş olan kardeşlerimizle çalıştık travma vardı yaptığımız vakalar arasında ama çoğu ya işte bir kaza terör savaş oranı çok düşüktü şimdi eninde sonunda yetişkinlerin bir şekilde proteze erişimi oluyor çocukların proteze hiç erişimi yok çünkü çok pahalı.
Up until now, we have referred to it as long difference, not as disability; we have worked with our siblings whose hands and fingers are primarily underdeveloped from birth. There were traumatic cases among those we dealt with, but most of them were due to accidents, and the rate of those related to terrorism or war was very low. Now, sooner or later, adults somehow have access to prosthetics, while children have no access to prosthetics at all because they are very expensive.

HOME ART#24 Rengarenk | Zeynep Karagöz: Renkli Eller, Rengarenk Ruhlar
Ağırlıklı olarak İstanbul'da konuştuk ama Türkiye genelinde de bu neredeyse
We talked mostly in Istanbul, but this is nearly the same across Turkey as well.

Jack Talks by Jack Lives Here | Gülşah Güray & Kanat Atkaya2024 Yaz Konserleri
Ağırlıklı olarak yoksullardan oluşan bir ekip ama aralarında mesela işte matta bergi topluyor mesela.
A team mostly composed of the poor, but among them, for example, someone is collecting Matt Bergi, for instance.

Socrates PodcastsGeri Dönüyoruz #68 | Hangi İsa?
...bilissel ve akademik ağırlıklı çalışma yapan, öğretim yapan...
...conducting research primarily focused on cognitive and academic, teaching...

EĞİTİM DÜNYASIEğitimde Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri
Ama eski İzmir evlerinin ağırlıklı olarak bulunduğu müthiş bir alanda yaşıyoruz.
But we live in an amazing area where the old İzmir houses are predominantly located.

Kentin Sineması, Sinemanın KentiSanathane
The shows belong to their publishers, and each line plays from the publisher’s own file. Translations are machine-made. Turkish books and courses on Amazon (affiliate link).